Kış mevsiminin ilk soğuk soluklarını hissettiğimiz Kasım ayının son haftasında İstanbul genelinde birçok konser dinleyicileri bekliyor. Her zevke hitap edecek geniş bir yelpaze sunan müzik etkinlikleri arasından sizler için bazılarını bir araya getirdik.

 Sons of Kemet (21 Kasım – Salon İKSV)

 

Eğer, Karayip ve Afrika ritimleri kanınızı kaynatıyorsa doğru yerdesiniz. Ritmik anlayışı merkeze alan Londralı caz topluluğu Sons of Kemet Salon İKSV’de seyirci karşısına çıkıyor.

2011’de Shabaka Hutchings, Oren Marshall, Seb Rochford ve Tom Skinner tarafından kurulan topluluk, 2013’te ilk albüm ‘Burn’ yayımlandı. Bu albümde yer alan şarkılar Micachu, Vince Vella gibi birçok prodüktör tarafından remikslendi. MOBO Ödülleri’nde En İyi Caz Performansı ödülü ve Gilles Peterson Ödülleri’nde Yılın Albümü adaylığı elde eden grup 2015’te ‘Lest We Forget What We Came Here To Do’ adlı ikinci albümünü yayımladı. Aynı yıl ilk İstanbul performansları için Salon’u ziyaret ettiler.

Yepyeni albüm ‘Your Queen is A Reptile’ı bu yıl yayımlayan Sons of Kemet, albümdeki dokuz parçayı da “My Queen Is…” olarak adlandırarak kölelik karşıtı, insan hakları aktivisti, tarihte önemli yer edinmiş dokuz siyahi kadına adadılar. Bu albümle İngilizlerin prestijli ödülü Mercury adaylığı elde ettiler. Albümün turnesi kapsamında ikinci defa Salon’dalar.

Tanıtım bülteninde şöyle iştah açıcı bir not mevcut: Alışık olmadığınız ancak müptelası olacağınız bir caz.

 

Lokalize: Gözyaşı Çetesi “Karar” Albüm Lansman Konseri (21 Kasım – Zorlu Studio)

 

Yeni albümleri “Karar” ile sahnelere dönen Gözyaşı Çetesi, Lokalize serisi kapsamında 21 Kasım’da Studio’da!

İstanbul’un yeraltı sahnelerinde 2000’lerin başından beri varlığını sürdüren Gözyaşı Çetesi’nin müziklerinde Afrika tınılarından Berlin techno’suna ve köklerinin sıkı sıkıya tutunduğu Anadolu saykedelik rock’a kadar birçok tadı bulmak mümkün. İlk albümleri “Garip Davam” ile 2016’nın en iyileri arasında sıkça anılan grup, her konserlerini ayrı bir hikâye ayrı bir macera olarak görüyor.

Gözyaşı Çetesi öncesi plaklarıyla Bassala Danza,

2011 yılından beri müzik hayatına Londra’da devam eden Yiğit Bülbül, Jagz Kooner, Chris Hayden (Florence & the Machine) ve Dan Lyons (Fat White Family) gibi isimlerle stüdyo işlerine imza atmanın yanında, Love, Hippies & Gangsters adıyla solo kariyerine devam ediyor. Yaklaşık iki senedir topladığı ilginç plakları Bassala Danza adıyla düzenlediği gecelerde meraklı kulaklarla paylaşan Yiğit, bu kez İstanbul’a 25 kiloluk bir bavul dolusu Güney Amerika ve Afrika plağıyla geliyor.

 

Garanti Caz Yeşili: Lera Lynn (22 Kasım – Zorlu PSM)

Kült televizyon serisi “True Detective”in müziklerinin arkasındaki dâhiyane isim, çağdaş Amerikan folk sahnesinin yükselen yıldızı Lera Lynn, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında 22 Kasım’da Zorlu PSM’de!

2011’de çıkardığı ilk albümü “Have You Met Lera Lynn?” ile çağdaş müzik sahnesinin aktif oyuncularından biri haline gelen Lera Lynn, büyüleyici sesi ile şarkıcı-söz yazarları arasında sağlam bir yer edindi. İlk albümüyle adını duyuran Lynn’in ikinci albümü “The Avenues” daha profesyonel bir ses sunuyor. The Avenues ile HBO draması True Detective’in yapımcılarından T-Bone Burnett’ın dikkatini çeken Lynn, kısa sürede dizinin müziklerini bestelemeye başladı.

Yıldızı iyice parlayan Lynn, dizide kendine edindiği rolü ile de ününe ün katarken 2016 yılında yayınladığı “Resistor” albümü ile daha rock eksenli yeni bir ses ortaya koydu. Bu senenin ilk yarısında çıkardığı “Plays Well With Others” ile dünya turnesine hazırlanan Lynn’in kadife vokaline çağdaş müzik sahnesinin en zevkli Americana melodileri eşlik ediyor.

 

Birlikte Güzel: Altın Gün (23 Kasım – Salon İKSV)

En genel kabul gören tabiriyle Hollanda kökenli Türkçe saykedelik rock grubu Altın Gün.

2015’in Aralık ayında Jacco Gardner’ın Salon konseri için İstanbul’a gelen basçı Jasper Verhulst, burada 70’lerin Anadolu rock’ıyla tanıştı. Selda Bağcan, Barış Manço ve Erkin Koray’ın saykedelik işlerinin büyülediği Verhulst, Hollanda’ya döndüğünde yanına gitarist Ben Rider ve baterist Nic Mauskovic’i aldı. Bu müziğe yeniden hayat verebilmek için Türk müzisyenler arayıp Facebook üzerinden saz, vokal ve klavyeden sorumlu olacak Erdinç Yıldız Ecevit ile vokallerden sorumlu olacak Merve Daşdemir’le tanıştılar. Perküsyoncu Gino Groeneveld’in de katılmasıyla grup son halini aldı.

İstanbul’a ilk kez geçtiğimiz Ekim ayında gelen grup, burada doğal olarak karşılaştıkları yoğun aşkın ardından saykedelik tanrılarının yürü ya kulum demesiyle 2018’i şehir şehir, festival festival gezerek geçirdi. Le Guess Who, Beaches Brew, Lowlands, Best Kept Secret, Montreal Caz Festivali, Paléo gibi festivaller ve Paradiso, Gretchen gibi büyük mekânların ardından bir de canlı performans jürisi KEXP’den geçer not alan grup, köklerine kavuşmak için bu kez ilk defa Salon’da.

Salon’dan yapılan duyuru şu kışkırtıcı sözlerle bitiyor, “Ezbere bildiğiniz 70’ler türküleri, ruhunu sakladığı modern bir makyajla, restorasyonlu olarak karşınızda.”

 

KES (24 Kasım – Borusan Müzik Evi)

Mehmet Demirdelen, Cenk Turanlı ve Emre Kula’dan kurulu KES, ülke enstrümantal progresif rock sahnesinin mühim topluluklarından.

Yıldız Üniversitesi Müzik Bölümü’nden yakın arkadaş olan üçlü tarafından 2012 yılında kurulan grup, ilk albümü “Kamlama”yı 2015’in Şubat ayında Lin Records etiketi ile, fiziki ve dijital formatlarda dinleyiciyin beğenisine sundu.

Progresif metal ve sert vurguların yanı sıra bu toprakların ezgilerinin de hissedildiği motiflerin varlığıyla farklı katmanlardan meydana gelen KES müzik karakteri birçok müzik zevkinden dinleyiciyi bir araya toplayacak niteliğe sahip.

Enstrüman hakimiyetleri, sıra dışı beste yapıları ve birbirine uyumlarıyla öne çıkan canlı performanslarıyla seyircinin gözünü ayıramadığı bir konser deneyimi sunan topluluk için kaçırılmaması gerekenler arasında olduğunu belirtmekte fayda var.

 

Garage Beat Fest (24 Kasım – Woodstock, Kadıköy)

Kadıköy Woodstock sahnesi, “GARAGE BEAT FEST” etkinliğinde bir geceye bir dünyayı sığdırıyor; punk, garage, dans ritimlerinin birbirine karıştığı, lo-fi yeraltı müziğinin en uçta ve farklı örneklerine ev sahipliği yapıyor.

Son yıllarda adından çok söz ettiren, Yunanistan Atina yeraltı sahnesinden 7-Odds grubu ve İstanbul yeraltı garage sahnemizin önemli isimlerinden Reptilians From Andromeda, Türkiye’de surf denilince günümüzde aklımıza gelen ilk isim Robotat grubu ve garage ikilisi The Mobbers geceye eşlik edecekler…

 

Mephorash (SWE) Live W/ ThorncrafT / Persecutory (24 Kasım – Kargart, Kadıköy)

24 Kasım tarihinde İsveçli black-metal grubu Mephorash ve yerli gruplarımız Persecutory ve ThorncrafT ile birlikte muhteşem bir gece bizi bekliyor!

Mephorash, 2000’li yılların başında İsveç / Uppsala’da doğmuş bir black metal grubu. İlk uzun metrajlı albümü olan “Death Awakens”ı 2011 yılında piyasaya süren topluluk, 2012’de Grom Records tarafından yayımlanan; Mephorash’ın Okültizm ve Ruhaniyete giden yoldaki ilk adımlarını attıkları ikinci uzun metraj albümü “Chalice of Thagirion”u yayımladı.

Topluluk bu yıl ise Lars Hultman Productions tarafından hazırlanan ve bu sonbahar piyasaya sürülecek olan dördüncü uzun metrajlı albümünün muhteşem ve güçlü yeni single “The Third Woe 777” ile geri döndü.

2014 yılında İstanbul’da kurulan black/thrash metal topluluğu Persecutory, Şubat 2016’da İngiliz müzik yapımcıları “Hell’s Hammer Music” ile ilk EP’ leri olan “Perversion Feeds Our Force”u yayımladı ardından 2017’nin sonunda Towards The Ultimate Extinction” adlı ilk tam uzunluktaki albümlerini yayınlayan Persecutory yeni çalışmalarını sürdürüyor.

ThorncrafT, Eskişehir / Türkiye’den saklı kalmış bir black metal grubudur. Thorncraft, Luciferizmin öncüsü ve Lucifer’ın ölüm kulu. Bilgi ve Gerçek Işığın ebedi yolcusu, tüm ateşlerden üstün olan ölüm ateşinin getiricisidir. Thorncraft’ın savaşı, sahte ilahlara ve tüm insanlığa karşıdır. Thorncraft, Black Metal ile güçlenmiş ve üstün yetenekli bir gruptur ve Azazel ismiyle, tapta arraları çekilir.

Gecenin sloganı içinizdeki bir şeyleri harekete geçiriyorsa orada bulunmak için yeterli sebebiniz var demektir,

“Ateş ve Ölümü Kutlamak İçin Bir Gece!”

 

Ender Sesler: TÖZ – Albüm Lansman Konseri (29 Kasım – Yapı Kredi Kültür Sanat)

 

29 Kasım Perşembe, saat 20:00’de TÖZ Trio, Ender Sesler kapsamında Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca sahnesinde!

TÖZ albüm lansmanı niteliğindeki bu özel konser, Bahçeşehir Üniversitesi/BAUART ve Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ortak projesi olan “#EnderSesler” dizisinin ikinci konseri.

Tenor ve soprano saksafonda Tamer Temel, piyanoda Ercüment Orkut ve davulda Cem Aksel’den oluşan TÖZ, konserlerinde olduğu gibi albüm kayıtlarında da bestelerini hiç durmadan ve hepsi sanki bir bütünün parçalarıymış gibi çalıyor. Parçalar birbirlerine bireysel veya kolektif interlüdler halinde bağlanıyor. Bu interlüdler, serbest doğaçlamadan farklı olarak, bir bölümden diğer bölüme varmak amacıyla yapıldığı ve müzisyenler her defasında farklı yerlere gitme motivasyonuyla hareket ettikleri için, her konserin çerçevesi aynı olsa da içeriği değişiyor.

Bu nedenle 29 Kasım akşamı Loca’da dinleyicileri her anı keşiflerle dolu bir konser bekliyor. Piyano, davul ve saksafondaki interlüdler hariç tüm besteler Tamer Temel’e ait.

 

Cosmic Wings + Al’York (30 Kasım – Kargart, Kadıköy)

 

Kasım ayını yüksek sesli, yüksek enerjili bir konserle kapatıyoruz. Ankara’dan sesini duyuran Al’York ve İstanbullu heavy rock ekibi Cosmic Wings art arda Karga sahnesinde olacak.

The Ringo Jets’ten Tarkan Mertoğlu ve Lale Kardeş ile bas gitarda Baki Turanlı’nın kurduğu Cosmic Wings, davulcu Barış Çelenk’in gruba dahil olmasıyla birlikte ilk EP’si “Discover”ı 2016’da yayımladı. Budgie’den “Breadfan” ve Pentagram’dan “Sign of the Wolf” cover’larıyla dikkat çeken EP, yurt içi ve yurt dışında olumlu tepkiler aldı. Tamamı kendi bestelerinden oluşan ilk albümleri “Cosmic Wings”, aynı yıl Tantana Records etiketiyle dijital ve plak olarak yayımlandı. 2018 Gutter Island Festivali’nde headliner olarak yer alan Cosmic Wings, önümüzdeki aylarda “Sea of Ongon” adlı EP’sini paylaşacak.

2015’te Ankara’da kurulan Al’York, kendi adını taşıyan ilk EP’sini 2016’da yayımladı. 2017’de çıkan 2. EP “Plastic Jungle”ın ardından River single’ı geldi. Hanni El Khatib, The Ringo Jets ve eskiz gibi isimlerle beraber çalan, MIX Festival, İstanbul Caz Festivali ve Epic Fair gibi sahnelerde yer alan Al’York, geçtiğimiz yaz sesini yurt dışında da duyurmaya başladı. Yüksek enerjili performansıyla tanınan Ankaralı üçlü, “We’re Gonna Burn Here” adlı yeni single’ını yayımlamaya hazırlanıyor.

 

Oi Va Voi Live at Istanbul (30 Kasım – IF Besiktas)

 

İngiltere’de 1990’ların sonlarında kurulan dünya müziği, alternatif müzik, caz, elektronik müzik ve klezmer gibi türleri harmanlayan Oi Va Voi yeniden İstanbul sahnesine konuk oluyor.

2000’lerin ilk bölümünden bu yana ülkemizi ziyaret eden topluluğun ülkemizde hatırı sayılır bir hayran kitlesi olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

2003 tarihli “Laughter Through Tears” albümü ve buradan çıkan “Refugee” ve “Ladino Song” şarkılarıyla dikkatleri üzerine çeken topluluk, 2007’de kendi adlarını taşıyan albümlerini yayımladıktan sonra 2009’da piyasaya sürülen “Travelling The Face Of The Globe” ile başarısın perçinleyen Oi Va Voi uzun zamandır yeni şarkılarına hasret bırakan grupların başında gelmekteydi.

9 Kasım’da yeni albümü “Memory Drop”ı piyasaya süren Oi Va Voi yepyeni parçalarıyla soluğu İstanbul sahnesinde almayı ihmal etmiyor.

 

Bir Yorum Yazın