İran’da film müzikleri tarihi dört döneme ayrılabilir. İran sineması büyürken her bir süreçte belirli çalkantılar vardı. İlk dönem, İran’da insanların sessiz filmlerden hala zevk aldığı 1907’den 1941’e kadar süren dönemdir.  Maalesef, o günlerden bütün hatırlanan, iki geleneksel müzisyenin sinemada filmlere eşlik etmek için kullanılmasıdır. Sonra, bu işi piyanist ya da küçük gruplar yaptı yıllarca. Bu tatlandırıcı canlı müzik türü doğal olarak sesli filmler Tahran şehrindeki sinemalarda kendi yolunu bulana kadar sürdü. İran’da ilk sesli filmlerin üretimini de aynı dönemde başladı.

Ali Daryabeygi tarafından çekilen The Storm of Life (1948) İran’ın ilk sesli yarı-müzikal filmiydi. Rouhollah khaleghi ve Albay Alinaghi Vaziri tarafından kurulan İran Müzik Konseyi orkestrası tarafından çalınan birkaç melodi ve bir çift şarkı hikâyenin içine dâhil edilmişti. 1933 ve 1937 yılları arasında İran Stüdyosu’nda Abdolhossein Sepanta tarafından altı film çekildi. Bunlarda bazı şarkılarla tatlandırılmıştı. Ama ikinci dönemde İran filmlerine eşlik eden müzikler çok daha modern konseptlerde ya da uygulamalarla yapılıyordu.

Birkaç alakalı ya da alakasız şarkıdan fazlasından oluşmuyorlardı. Bu filmler müzikal olarak sınıflandırılmayı hiçbir şekilde hak etmiyordu. O günlerden asit şarkılardan başka müzikli birkaç filmden fazlasını bulamazsınız; Nadiren dramatik ya da romantik amaçlar için bestelenmişlerdir. Aynı yıllarda, Esmail Koushan İran’da post-dublaj tekniğine başladı. Bu ayrıcalık, yabancı filmlerin müziklerinin kullanılabilmesini ses editörleri için mümkün hale getirdi. O yıllarda, Rüzgâr Gibi Geçti’nin müziğinden bir parçayı Beethoven’ın bir sonatıyla karışmış halini duymayı bekleyebilirsin ve aniden İspanyol müziğinden bir parçanın onları takip ettiğini. O dönemde, eserleriyle hatırlanması gereken iki önemli müzisyen vardı. Biri “katışıksız müziğiyle” tanınan Morteza Hannaneh. Elbette birçok filmin müziğini besteledi. Ancak o dönemde yapılan tek gerçek film müziği 1958 yılında Farrokh Ghaffari’nin Downtown’ı içindi. Downtown’ın müziklerini yapan önde gelen İranlı kompozitörlerden Hormoz Farhat, daha sonra 1969 yılında Dariush Mehrjui’nin The Cow filminin müziklerini yaptı. Filmlerde eforlarını ortaya koyan pek çok müzisyen vardı ama filmlerinde müziğin rolünü takdir etmekte başarısız olan prodüktörler sebebiyle bu müzisyenler sinema sektörü için işe yaramıyordu. Son olarak, başarısız yirmi yılın ardında 1970lerde, İran sinemasında yeni umutlar parlıyordu.

Bu, genç eğitimli sinemacıların, gerçek sinemanın yeni bir dalgasını başlatmak için İran’a geri geldiğinde oldu. Dariush Mehrjui, Bahram Beyzai, Amir Naderi, Parviz Kimiavi, Naser Taghvaee, Ali Hatami ve Massoud Kimiaei gibi yönetmenler 1970’lerde değerli eserler ürettiler. Kariyerleri için gerekli olan tüm şeylere rağmen filmlerinin içindeki ciddi akademik tutumları optimize edilmiş ve doğru şekilde uygulanmıştı.

Besteciler filmlerin yaratılmasına katkıda bulunanlar arasındaydı. Bu, İran film müziklerinde niteliğin görünmesini sağlıyordu. Varoojan, Farhat, Ahmed Pejman, Loris Cheknavarian, Shaida Gharachedaghi, Hannaneh ve Esfandiar Monfaredzadeh de dâhil olmak üzere filmlere müzik yapan pek çok besteci vardı. Örneğin Farhat müzik doktorası yaptı. Müziğin modern formlarıyla geleneksel İran sazlarını kullanma konusunda ısrarcı oldu. The Cow ve Onun Taghvai yönetmenliğindeki Tranquility in the Presence of Others (1970) için yaptığı çalışmalar çok değerliydi. Entezami ve Googoosh (1971) ve Naderi Tangsir (1973) rol aldığı Hajir Dariush Bita için biraz geleneksel olmayan parçalara karşın, hali hazırda kendi Londra Filarmano Orkestrası’nın şefliğinde yaptığı birkaç kaydı da olan Tjeknavorian da iyi işler yaptı. Banzai’nin Downpour’unda (1971), Gharachedaghi tarafından yapılan başka yenilikler vardı; Bahman Farmanars’ın Long Shadows of Wind(1979) ve Prince Ehtejab’da (1975) Pejman. Sıradan yapımcıların anladığı şekilde “müziklerle filmleri tatlandıran” bu yeni akımla, onlar ucuz filmleri için orijinal müzikler yaptırdılar. Bu yüzden bazen filmlerine müzik yaptırmak için fabrikasyon müzikler üreten eğitimsiz kişilere başvurdular. Örneğin; nota bile okuyamayan, basit bir geleneksel müzisyen vardı ama o yeni parçalar üretip onların tarzını benimseyerek bir on yıl içinde tüm film müziği yapan profesyonel bestecilerden sayıca daha üstün hale geldi.

Onun ritimlerini ıslıkla çaldığı ve grubuna beste yapmak ve onları yazmak için de kullandığı yeğeninin kayıtları yaptığı söyleniyordu. Beklendiği gibi, o diğer tüm bestecilerin toplamından daha fazla parça yaptı. O yıllarda bunun olmasının ana sebebi, İran sinemasında ucuz filmlerin ağırlıkta olması ve doğal olarak saygın bestecilerin işbirliği için onların dikkatini kazanamamasıydı. Sonuç olarak, İran sinemasında yeni dalganın dışında kalan bu besteciler, bu düşük bütçeli filmlerin şarkılarında İran ya da batı kökenli şarkılara kendi adaptasyonlarını yapmakta özgür hissediyorlardı. 1979’daki İslam Devrimi’yle sinema birkaç yıl sessizliğe büründü. Aslında bir önceki yıldan itibaren yaklaşan iflastan kurtarmak için İran film endüstrisinde önemli bir reform gereksinimi konusunda yapılmış bir konuşma vardı.

1980’lerin basında, İran sineması yeni bir formla, yeniden küllerinden doğmaya başladı. Fajr Film Festivalleri de, devrimci bir toplumda sinemanın yeni ciddi bir döneminin başlangıcını işaretlemek için kuruldu. Bugün, Mohsen Makhmalbaf, Ebrahim Hatami-Kia gibi yönetmenler ve Mehrjui, Bayzai and Hatami gibi diğerleri kariyerlerine daha fazla gayretle devam ediyorlar. 80’li yılların başlangıcında müzik hala karışık bir haldeydi. Ama kısa süre sonra yüksek bir liyakatle kendi kimliğini kabul ettirdi. Birkaç yıl içinde kendini çok büyük oranda geliştirdi, bu yıllarda İran müziğinin 100 kaydına şahit olabiliriz.

Geçtiğimiz on yıl içinde İran sinemasında sanatsal ve profesyonel düzeyde film müziğinin büyüme nedenleri arasında ve arka planında şunlar vardır:

  1. Devrimden sonra müziğin göre yeri sinemaya doğru dikkatlerini çekmek ve hayatta kalmak için İranlı bestecileri teşvik etti, onlar da pratik bir şekilde filmlere işlerini adapte etmeye çalıştılar.
  2. Fajr Film Festivalleri her yıl en iyi film müziği ödülü veriyordu ve bu güçlü bir motivasyon sağladı.
  3. Sinema ve filmler üzerine dergiler çeşitli dergiler yayınlandı. Onlar da film müziklerine özel önem veriyor, bestecilerle söyleşiyor, İran’da ilk kez onların eserleri sıklıkla eleştiriliyordu.

İnsanların da film müziklerinin kaydedildiği albümlere büyük ilgi göstermesi, müzisyenler için hem teşvik hem de rehberlik edecek şekilde yardımcı oldu. İran’da Karim Googerdchi gibi öğretim üyelerine sahip sinema fakültesinde yeni film müzikleri bölümünün önemi aşikâr. Kambiz Roshanravan ve Shahrokh Khajenoori, Avrupa ve Amerika akademilerinden mezun olanların tümü film müzikleri üzerine kurslar veriyor. Bu aşamaya ulaşmak için uğraşan İran sinemasının profesyonel müzisyenleri Devrim’den bu yana iniş çıkışlar yaşadı. 1982’den bu yana yeni umutlar veren bu eğilim gözden geçirildiğinde aslında kalitenin henüz yeterli oranda yükselmediği görülür.

Bu yetenekli oyuncuların azlığından kaynaklanmaktadır. Sonuçta, Devrim’in ilk yıllarında verilen ara esnasında pek çok müzik sanatçısı İran’ı terk ederek yurt dışında yaşamaya başladı. Aynı yıllarda, İranlı besteciler bu kıtlığın üstesinden gelmek için farklı yollara başvurdu. Hatta bazıları, her enstrümanı çalan ve hepsinin üstüne ses kaydeden altılı setlerde over-dubbing yöntemini denedi. Bu yöntem, bir orkestra ile aynı ambiyansı sağlamıyordu. Başka sorunlar da vardı. Stüdyolardaki ses ekipmanları çok eskide kalmıştı. Hepsi durgunluk ve iflas dönemindeyken stüdyolarını nasıl donatabilirlerdi ki? Aslında, bugün bile, İran’da bir orkestranın birlikte çalması ve birlikte bir film müziği kaydedebilmesi için yeterli bir stüdyo yok. İranlı film müzisyenleri genellikle çekim süresini ayarlamak için bir kronometre kullanır ve bir edit cihazı üzerinde müziklerini eşleştirmek çok zor bir iştir. Yukarıda açıklanan tüm nedenlerden İranlı film müzisyenlerin neredeyse %90’ı işlerini yapabilmek için sample, elektronik synthesizerlar ve ses jeneratörleri kullandılar. Bu şekilde evlerinde kendileri İran enstrümanlarının tümünün sesini üretmeyi başardılar.

İranlı besteciler genellikle kendi özel tarz ve müzik yapısına sahip olmalarına rağmen, onlar bir şeyde ortaklaştılar; melodik, canlı ritimler. Onların genellikle folklorik müzikle başlaması ve film müziğine geçmesinden olabilir. Artık, filmin türüne göre uyarlanmış caz ve pop dâhil olmak üzere filmler için üretilen müziklerde diğer türler de elbette ki mevcuttur. Son birkaç yıl içinde, büyük övgü alan işlerle İran sinemasında bazı besteciler ortaya çıkmıştır.

İsim vermek gerekirse;

The Red Line (Kimiaei, 1982), The Peddler (Makhmalbaf, 1986), Avinar (Shahram Assadi, 1993) ve From Karkheh to Rhine (Hatami-Kia, 1993) için yaptığı müziklerle Majid Entezami.

Yadollah Samadi’nin Bus (1985), Beyzai’nin Maybe, Some other Time (1988), and Varouj Karim-Massihi’nin Last Act (1991) için yaptığı işlerle Babak Bayat

Actor (Makhmalbaf, 1993) ve Zinat (Ebrahim Mokhtari, 1994) için yaptığı şarkılar Pejman.

The Tenants (Mehrjui, 1986), Identification (Mohammad Reza A’lami, 1987), O’ Iran (Taghvai, 1990), Hamoon (Mehrjui, 1990), ve Eye of Satan (Hassan Hedayat, 1994) yaptığı müziklerle Naser Cheshmazar.

Hatami’nin TV dizisi Hezardastan (1978-87 ve Ahmad Bakhshi’nin The Man Who Turned Into a Mouse (1985)’a yaptığı müziklerle Morteza Hannaneh.

Massoud Jafari’nin Frosty Roads (1985)ve Pouran Derakhshandeh’nın The Little Bird of Happiness (1988)’ı için yaptığı müziklerle Roshanravan.

Dowry for Robab (Siamak Shayeghi, 1987), Nargess (Rakhshan Banietemad 1992) ve The Epic of Majnoon (Jamal Shoorjeh, 1994)’a yaptığı işlerle Mohammad-Reza Aligholi.

Mohammad-Ali Najafi’nin Report on a Murder (1987) ve Night Nurse (1988)’e yaptığı bestelerle Farhad Fakhreddini

Hatami’nin Love Stricken (1991)’inde çıkardığı harika işle Hossein Alizadeh.

Reconnaissance Flight (Hatami-Kia, 1989)’a beste yapan Googerdchi.

Bunlar son on yıl içinde en iyi film müziği bestecilerinden bazılarıydı. İran filmleri kataloglarına bakarsanız, jeneriklerde mutlaka başka isimleri de göreceksiniz. Bu makale bir ölçüde İran film müziklerinin durumunu resmetti, ama bu bestecilerin eserlerini dinlemek daha umut verici olabilir.

Saeed Kashefi, 1994