Yeni bir çalışma, iki dilin konuşulduğu ortamlarda yetişmenin, bebeklerin karar verme ve problem çözme gibi temel bilişsel becerilerini geliştirdiğini göstermekte.

Çalışma, Washington Üniversitesi tarafından 16 bebekte test edildi. Bebeklerin yarısı İngilizce konuşan evlerden ve diğer yarısı da İngilizce ve İspanyolca konuşan evlerden geldi. Bebekler, sözcük öncesi İngilizce ’den, İspanyolcanın özel seslerine kadar çeşitli konuşma sesleri dinledi. Araştırmacılar,elektromanyetik aktivite yoluyla aktive edilen beyin bölümlerinin açıkça tanımlanmasına yardımcı olan manyetoensefalografiyi kullanarak (MEG), bebeklerin seslere verdiği tepkileri izledi.

Muhtemelen daha sevimli bir bilimsel kurulum görmemişsinizdir:

İngilizce ve İspanyolca konuşan evlerden gelen bebekler çok fazla prefrontal korteks ve orbitofrontal korteks aktivitesine sahipti – karar verme ve problem çözme gibi yürütücü işlevlerden sorumlu beyin bölgeleri.

Başyazar Naja Ferjan Ramirez konu ile ilgili olarak basın açıklamasında şunları söylüyor;

“Onlar konuşmaya bile başlamadan önceki bulgularımıza göre,  iki dilin konuşulduğu evlerde büyüyen bebekler, yürütme fonksiyonuyla ilgili görevlerde tecrübe kazanıyorlar.”

Yardımcı yazar Patricia Kuhl ise aynı bültende şunları söylüyor;

“İki dil dinleyerek büyüyen bebeklerin, beyinlerinin tek dille büyüyen akranlarına göre yeni dilin seslerine onunla aynı dili konuşanlardan daha uzun süre kulak verdiği görülüyor ki, bu da beyinlerinin yapması için iyi ve son derece adaptif bir şeydir.”

Bu adaptif mekanizma bebekler ve yetişkinler için büyük faydalar sağlar. National Center for Biotechnology Information’ın yaptığı gibi birçok çalışma, iki dilli yetişkinlerin sadece bir dil konuşan yetişkinlerden daha iyi işleyen beyin fonksiyonları olduğunu göstermiştir. Bu iki dilli yetişkinler, görevler arasında geçiş yapma, anıları hatırlama ve üst düzey problem çözme ve planlama becerilerini göstermede daha iyiler. İki dilli çocuklar da bu becerileri gösterir. Dahası, bu yönetici beyin fonksiyonlarının tümü okul başarısı ve akademik başarının anahtarıdır ve uzun vadeli mutluluğun büyük bir göstergesidir. Diğer bir dili öğrenmek, yaşlı yetişkinler için demans ve Alzheimer gibi dejeneratif beyin hastalıklarının başlangıcının geciktirilmesine ve hatta önlenmesine de yardımcı olur.

Temel olarak, iki dilli olmanın hiçbir zararı yoktur ve başlamak için en iyi zaman en erken zamanlardır. Ferjan Eamirez şu sonucu çıkarıyor; “ Sonuçlarımız sadece çok küçük çocukların birden fazla dil öğrenmesi kavramsal olarak altını çizmiyor aynı zamanda erken çocukluğun başlamak için en iyi zaman olduğunu gösteriyor.”

En iyi kısmı siz iki dilli değilseniz bile iki dilli bir çocuk yetiştirebiliyor olmanız.

Dil Derneği’nin bazı sonuçları şunlar;

  1. Eğer zaten iki dilliysen ya da iki dilli bir evin parçasıysan, sonra “bir ebeveyn, bir dil” metodunu deneyin. Temel olarak, bebeğin konuşacağı dile ebeveynin konuştuğu dil belirler. Bu şekilde herkes ne olacağını ve bebeğin nasıl tepki vereceğini bilir.
  1. Eğer hali hazırda iki dilli değilsen, sorun yok! Yine de çocuğunuzu faklı dillere maruz bırakabilirsiniz. Konuştuğunuz dildeki birçok yabancı kelime onlara yardımcı olur. Onlara her zaman yabancı yemekler gösterebilirsiniz ya da çocuğunuzla birlikte bir çift dilli gösteri izleyebilirsiniz. Onları tutarlı bir şekilde yabancı kelimelere maruz bıraktığınızda aynı bağlamda onlara faydalı olacaktır.
  1. Çocuğunuzla birlikte başka bir dili konuşabileceğiniz Dil Değişim topluluklarını kullanmayı deneyin. Devamlı uygulamayla her iki şekilde de meyvelerini toplayacaksınız.