Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye bir göz atabilirsiniz.

UMUTSUZLUĞUN DORUKLARINDA – E.M. CIORAN

Umutsuzluğun Doruklarında, Cioran’ın 23 yaşında, tam da uykusuzluk hastalığının başladığı yıllarda yazdığı ve onu filozoflar katına çıkaran; sonsuz dünya içindeki sonlu insanın anlamı, aşk, acı, sevinç, ölüm ve umutsuzluk hakkında, sert ve ele avuca gelmeyen fikirlerin yoğuştuğu bir kitap.

Cioran’ın tüm felsefesinin ve üslubunun “kilit taşı” olarak nitelendirilen Umutsuzluğun Doruklarında, Orçun Türkay’ın çevirisiyle…

“Cioran, gözlerimizi hiç durmadan insan varoluşunun hiçliğine yöneltmeye çalışmış, muhteşem bir asi ve boyun eğmez bir mizantroptu.” 

BEN KİRKE – MADELİNE MİLLER

NPR, Washington Post, Buzzfeed, People, Time, Amazon, Entertainment Weekly, Bustle ve Newsweek’e göre Yılın En İyi Kitabı

Goodreads okurlarına göre 2018’in En İyi Fantastik Kitabı

“Bu dikkat çekici hikâye sizi, Kirke’nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak.”

– Mary Doria Russell, Serçe’nin yazarı

“Tek kelimeyle büyüleyici ve zarif anlatımıyla Ben, Kirke, kadın yaşamının sıradan ve de sıradışı bir hikâyesi.”

– Eimear McBride, Kız Natamam Bir Şeydir ‘ in yazarı

Ozanlar benden, –erkek– kahramanın karşısında diz çöküp merhamet dilenen bir kadın olarak bahsetti hep; ilaç katarmışım tatlı şaraplarına, büyüleyip domuza çevirirmişim hızlı giden gemilerin tayfasını, babaevini unutturur, sılaya kavuşmalarına müsaade etmezmişim. Ne demeli, kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimidir; yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi.

Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.

Ben, Helios’un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.

Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.

Ben, Kirke’de Madeline Miller; Odysseus, İkaros, Minotauros, Prometheus ve Zeus gibi mitolojik karakterlerin binlerce yıldır anlatılagelen hikâyesini farklı bir bakış açısından sunmakla kalmayıp Olymposlu tanrıların dünyasını Homeros’un destansılığında aktarmayı başarıyor.

TOPLUMSAL CİNSİYETTEN TOPLUMSAL CİNNETE – ÜMİT ŞİMŞEK

Eskiden kanunlarımız var, kanunlarımızın da üzerinde Anayasa var diye bilirdik.

Şimdi bütün kanunlarımızın ve hattâ Anayasamızın da üzerinde İstanbul Sözleşmesi var.

Bu Sözleşme, bizi “toplumsal cinsiyet” adı verilen bir kavramla tanıştırdı ve kendi inançlarımızın kökünü kendi elimizle bu toplumdan kazımakla bizi yükümlü kıldı.

Sonuç: Toplumsal cinsiyet diye başlayan macera bir toplumsal cinnet halini aldı.

Elinizdeki kitapta, neredeyse farkına bile varmadan içine düştüğümüz bu macera ile ilgili soruların cevapları yer alıyor.

Ve bu cevaplar, her birimizi çok yakından ilgilendiren bilgiler içeriyor.

Belki biraz rahatımız kaçacak, ama bu bilgilerle donanmış olarak, düşmanı ve tehlikeyi tanımamız çok daha kolay olacak.

Not: İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun tam metin olarak eserimize dahil edilmiştir.

ŞEKERLİ YAĞMURLU TARİFLER – EVA MANZANO

Duygular bazen nasıl da zorlar insanı… Hiçbir şey hissetmediğimizi zannetsek de vardır içimizde kıpırdayan bir şeyler. Öfke, neşe, üzüntü, korku, kıskançlık, güven…

Eva Manzano bir bakıma hayatımızı çevreleyen hislerimizi, hatta kafamıza taktığımız her şeyi inanılmaz bir hayal gücüyle tarif ediyor. Bu, biraz fantastik, yer yer tuhaf, eğlenceli, kimi zaman hüzünlü tarifler büyüme uğraşında çok işinize yarayacak.

Malzemelerin çoğunu bulamadım diye üzülmeyin sakın, hayal ettiğiniz sürece bütün malzemeler sizde…

ALPAKA – ALP GÖKALP

“Lama burada mı?”
“Buradayım öğretmenim.”
“Peki ya Lama burada mı?”
“Buradayım Bayan Deve.”
“Lama?”
“Ben de buradayım.”
“Alpaka… Alpaka burada mı?”

Kısa bir sessizlik…
“Buradayım öğretmenim.”
Herkes dönüp sesin geldiği yöne baktı. Bütün gözlerin kendisine döndüğünü fark eden Alpaka, bir anda kıpkırmızı oldu. Görünen o ki bu sene sınıftaki tek Alpaka oydu. Ama Alpaka’nın kafasını kurcalayan asıl konu başkaydı…
Bakalım okuldaki ilk gününde Alpaka’yı neler bekliyor.