Okuyacak çok kitap var seçmek zor diyorsanız yeni çıkan kitaplar arasından yaptığımız derlemeye bir göz atabilirsiniz.

MASAL MASAL İÇİNDE – AHMET ÜMİT

Masal Masal İçinde

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, bir varmış bir yokmuş…

Şapkacı’nın büyük bahtsızlığından nefsine karşı girdiği mücadeleyi kaybeden Müezzin’e, ancak gözlerini kaybettiğinde hatasını görebilen Köradam’dan bilge babasının mirasıyla hayata yeniden tutunan Kuyumcu’ya… Hatalar, pişmanlıklar, keder ve elemle örülü masallar ders çıkarmasını bilene huzurun sırrını vaat ediyor, çiğ süt emmiş insanı kendi hatalarında pişmeye çağırıyor.

Aydınlık bir göğü, parıltılı bir denizi, verimli toprakları olan güzel mi güzel bir ülke varmış…

Masal Masal İçinde hep aşikâr olduğumuz Doğu’ya has masal geleneğinin tüm karakteristik öğelerini –kokusunu, rengini, tadını– Batı’nın çok katmanlı kurgu anlayışıyla bir araya getiriyor ve ortaya yerelden beslenen fakat evrensel olarak da kabul görür standartları başarıyla yakalamış bir roman çıkıyor.

Ahmet Ümit aile yadigârı masallarını taşıdığı çıkınını büyük bir cömertlikle seriyor okurlarının huzuruna.

Oldukça iyi bir anlatıcı olan annemin düş dünyasını katarak zenginleştirdiği masalları büyük bir keyifle yazıya döktüğümü belirtmeden geçemeyeceğim.

Resimleyen: Cem Kızıltuğ
Editör: Kerem Oğuz Evrandır

TALAN – İLAY BİLGİLİ

Talan

“Sobanın içinden bacaya, bacadan sokağa süzülerek, kendimi,  güneşin uyanan evlere dağılmasına bırakıyorum. Henüz ısınmamış kaldırımlarda bir sokak köpeği volta atıyor, sokak yediklerini sindiriyor. Zorla açtığı gözleriyle etrafı kolaçan edip salyalı nefesiyle tok karnını uykuya teslim ediyor. Her yerdeyim. Lohusa bir kadın, yarılmış meme ucundan kan ile sütü iştahla emen bebesini tiksinerek izliyor. Ağzındaki ağır sarımsak kokusu tüm odaya yayılmış bir adam, sabahın ışığını henüz görmemiş karısının kalçalarını avuçluyor.  Bileziklerini dirseğinde toplamış elleri kınalı bir kadın dev bir leğende hamur yoğuruyor. Küçük abdeste kalkmış bir adam göğsündeki yumruğa dayanamayıp yere kapaklanıyor, can teslim ediyor.”

MİLYARLARCA VE MİLYARLARCA – CARL SAGAN

Milyarlarca ve Milyarlarca

Giderek daha da hassas hale gelen kanser tarama programları sayesinde daha iyi, daha uzun mu yaşıyoruz? Kronik hastalıkların olası komplikasyonlarını öngörmeye ve önlemeye yönelik bitmek bilmez çabalar bizi daha sağlıklı, daha mutlu mu kılıyor? Ne olur ne olmaz diye ameliyatların yapılması, yaşam kalitemizi artırma bahanesiyle sağlıklı dokuların alınması doğru mu? Risk Tıbbı’nın yazarı Robert Aronowitz bu soruların cevabının her zaman olumlu olmadığını savunuyor.

Günümüzde sağlık sisteminin ve klinik uygulamaların pek çok açıdan risk azaltmaya ve risk kontrolüne odaklandığını ortaya koyan Aronowitz, son otuz kırk yıl içinde sağlık sektöründe, doktorları semptomları gidermek veya hastalıkları iyileştirmek yerine risk azaltmaya yönlendiren dönüşümleri mercek altına alıyor. Bu dönüşümün ardında, kısmen, ürünlerini nüfusun belli bir hastalıktan gerçekten mustarip ufak bir yüzdesi yerine, risk grubuna giren daha büyük bir yüzdesine pazarlamak isteyen ilaç şirketlerinin bulunduğunu savunuyor. Kanser tarama programları ve çeşitli önleyici aşılar gibi örneklerden yola çıkan yazar, günümüzde pek çok müdahalenin asıl amacının, korkuları ve belirsizliği azaltmak olduğunu iddia ediyor.

Risk Tıbbı, modern tıbbın risk takıntısına dikkat çekerken, risk azaltıcı müdahalelerin daha sıkı denetlenmesi ve sağlık sektörünün, hastalıklardan mustarip insanların tedavisine ve ıstıraplarının dindirilmesine odaklanması çağrısında bulunuyor.

LOKİ’NİN MÜJDESİ – JOANNE M HARRİS

Loki'nin Müjdesi

Odin’in bir sürü ismi var. Benim de. Ve birazdan okuyacaklarınız benim sırlarımı ortaya çıkaracağı için gelin bu seferlik söze benden başlayalım. Ötekiler olayların kendilerince bir versiyonunu anlatma fırsatı zaten buldular.

Bu naçiz anlatım hakkında bilmeniz gereken ilk şey, ortada gerçek bir başlangıcın olmadığı. Aynı şekilde gerçek bir sonun da; ama elbette her ikisinden de bol bol mevcut. Sonlar, başlangıçlar, kehanetler, destanlar, öyküler, efsaneler ve yalanlar…

Yalan demişken… Yalanların Babası olarak aklınıza benim gelmem doğal. Loki… bu benim. Işık Yaratan, yanlış anlaşılan, kaypak, bu teferruatlı yalanlar silsilesinin yakışıklı ve mütevazı kahramanı. Eserime şüpheyle yaklaşabilirsiniz ama en az resmi versiyon kadar doğru ve hatta bana kalırsa daha eğlenceli. Tarih, şimdiye dek yazıldığı haliyle bana gayet küçük düşürücü bir rol biçti. Sahneye çıkma sırası artık bende.

Loki’nin Müjdesi’nde Joanne M. Harris, tarihin en oyunbaz tanrısının Kaos’un içinden çıkıp nasıl Asgard tanrılarının yanına yerleştiğini, Odin’le nasıl kan kardeşi olduğunu, Thor’un ve diğer İskandinav tanrılarının başına ne tür dertler açtığını ve bunları yaparken aslında ne kadar “masum” olduğunu esprili bir dille, bizzat Loki’nin ağzından anlatıyor. Loki’nin her numarasıyla, Ragnarök bir adım daha yaklaşıyor.

“Loki’nin Müjdesi kusursuz ve büyüleyici bir roman.” –Tor.com
“Marvel filmlerindeki Loki’yi sevenler bu kitaptan büyük keyif alacak.” -Guardian

KAPLAN VE CAMBAZ – SUSANNA TAMARO

Kaplan ve Cambaz

Küçük Kaplan digerlerine hiç benzemez: Meraklıdır, benzerlerinin hemen kabul ettigi seyleri derinden sorgular. Gözlerini açar ve ısıgın mucizesini kesfeder, kulaklarını diker ve Tayga’nın genis ses yelpazesiyle tanısır. Kaplanlara özgü gücünü kazandıgında, baska hayvanları avlayarak karnını doyurur. Fakat bunu yaparken bazı kuskuları olur. Zamanı geldiginde annesinden ayrılır, yalnız basına yola koyulur ve hatta hiçbir kaplanın yapmayacagını yaparak Tayga sınırlarının dısına çıkar.

Dizginleyemedigi merakı, uzak durması gerektigini bildigi insanla karsılasmasına neden olur. O, insanı yakından tanımak ister. Küçük Kaplan tedirgin edici, degisken, sevilmeye deger ama aynı zamanda uzak durulması gereken insanla yakın iliski kurar. Ve hayatı bir daha asla eskisi gibi olmaz.

“Kaplan ve Cambaz” merak, dindirilemeyen ögrenme arzusu ve özgürlüge dair, her yastan okura hitap eden çagdas bir masal.

GÖLGELERİN ARASINDA – JUAN JOSE MİLLAS

Juan Jose Millas adlı yazara ait Gölgelerin Arasından kitabını alabileceğiniz siteleri inceleyin

İspanya’nın yaşayan en büyük yazarlarından Juan José Millás’ın fantastik olanla gerçek olanı kara mizahla harmanlayarak modern aile yaşamına, kapitalist yabancılaşmaya ve akıl sağlığına dair çok yönlü bir anlatı sunduğu son romanı Gölgelerin Arasından, Pınar Savaş’ın çevirisiyle, Kafka Kitap tarafından yayımlandı.

İşini kaybettiğinden beri Damián Lobo’nun kafası karışıktır. Zihninde canlandırdığı bir televizyon stüdyosunda, kurnaz bir şovmene tuhaf röportajlar vermek dışında yaptığı pek fazla bir şey yoktur. Bir gün Damián bir antika pazarında gezerken küçük bir hırsızlık yapar ve eski bir dolabın içine saklanmak zorunda kalır. Dışarı çıkamayınca da kendini dolapla beraber Lucia ve Fede ile küçük kızlarının evinde, ebeveyn yatak odasında bulur.

​Bulunduğu gizli kovuktan, “gölgelerin arasından” aileyi gözlemlemeye başlayan Damián evde görünmez bir kâhya gibi çalışmaya başlarken bu her şeyden habersiz aileyle güçlü bir bağ kurar. Özellikle de Lucia’nın duyguları, korku ve düşleri karşısında gitgide hassaslaşır.