Osman Alp Denizler

Grafik tasarım, hiç şüphesiz yaratıcılığın ve pratiğin harmanlandığı bir daldır. Yaratıcılıklarını, pratik ve tecrübeyle birleştiren grafikerlerin özgün, ilgi çekici ve ses getiren tasarımlar yaratmakta daha başarılı olmaları işten bile değildir. Buna ek olarak, bir grafikere yaratıcılığını konuşturacağı özgür alanın sunulması muhakkak gereklidir. Kendi özgür alanında hareket edemeyen grafiker, ezbercilikten kaçamaz olur ve çizgisini yukarıya taşıyamaz. Kısacası, hep yerinde sayan tasarımlar üretir.

Bir grafik tasarımcının ilham alacağı tasarımlar ebette olacaktır; hatta kendine ait olmayan bir koleksiyon yaratmasında da fayda var.  Fakat başka tasarımlardan ilham alma durumu “kopyalama” noktasına gelirse işte orada sıkıntılar başlar. Çünkü iyi ve özgün tasarımlar, grafikerin kendi tarzını yaratması ve her zaman üstüne koyarak ilerlemesiyle gerçekleşebilir.

“Grafik, sonsuz bir dünyadır,” diye söylenir hep. İşte bu yüzden asla sınır koymadan ama elbette üstüne koyarak tasarımlar yapmaya özen gösteren grafikerler yaptıkları her işte fark yaratacaklardır.

Nasıl Hareket Etmeli?

Grafik tasarım yapma aşamasında grafikerlerin dikkat etmesi gereken, tasarımlarını üst seviyeye taşıyacakları birkaç “kural” var. Elbette bu kurallar konu grafik tasarımsa esneyebilir, esnemeli de; fakat asla göz ardı edilmemelidir.

  • Renk uyumu: İyi bir tasarımda birbirini tamamlayan renkleri seçmek çok önemlidir. Tasarımını çok sevdiğiniz ama renklerini de bir o kadar kötü bulduğunuz bir tişörtü düşünün örneğin. Almazsınız değil mi? Yansıtmak istediğiniz konuya göre renk seçmeniz de çok önemlidir. Örneğin neşeli şeyleri siyah kullanarak yakalamanız oldukça zor olacaktır. Veya rengârenk bir tasarımla bir sıkıntıyı, mistikliği ne kadar vurgulayabilirsiniz? Her zaman birbirini tamamlayan ve amaca yönelik renkler kullanmak iyi tasarımı beraberinde getirecektir.
  • Font seçimi: Tasarımlarınızın hem görsel hem de dilsel özelliklere sahip olan kısmı tam da burası işte. Görsellikle anlatılanın yetmediği yerde sözlerle verilen mesajlar kadar önemlisi yoktur. Bu yüzden okunaksız metinlerden kaçınmalısınız. Font seçiminde birbirinden tamamıyla uzak font tipleri seçmek yerine aynı aileye mensup fontları kullanmak daha yararlı olacaktır. Çünkü gözün, kendini farklı şekillere odaklaması kolay olmayan bir durumdur. Bu yüzden de çekiciliği azaltabilir. İyi bir grafikerin font yelpazesinin de geniş olması, yaptığı tasarımlarda tekrara düşmesini önleyecektir. Opsiyon ne kadar fazla olursa yaratıcılık da o denli büyüyecektir.
  • İncelemek, araştırmak: Beğendiğiniz, kendinize idol edindiğiniz kişilerin tasarımlarını gözlemleyin. Farklı fikirleri bulmak için çabalayın. Gözlem yeteneğinizi kendi fikirlerinizle harmanlamak yaratıcılığınızı daha da uçsuz bucaksız bir hale sokacaktır.
  • Bütünlüğe ve bloklamaya özen göstermek: Tasarımlarınızın dengesini sağlamalısınız. Birbirinden bağımsız, mesaj vermeyi daha da zorlaştıran, kafa karıştıran aykırılıklardan kaçınmalısınız. Bloklamanız tutarlı olmalıdır. Aksi takdirde gözlemciyi rahatsız edecek dağınıklıklara neden olursunuz.
  • Tasarımınız hakkında yorum almak: Bir tasarıma yoğunlaştığınızı, emek harcadığınızı ve sonuna geldiğinizi düşünelim. Öncelikle ekranı kapatıp soluklanın. Muhakkak başka gözlerden fikirler alın. Çünkü üzerinde çalıştığınız tasarımda bir şeyler gözünüzden illaki kaçacaktır. Bir fontun durduğu yer, kullandığınız görsel, renk vesaire eğreti durabilir ama siz fark etmeyebilirsiniz. Fikirlere açık olun, onları yaratıcılığınıza destek olarak kullanın.
  • Vermek istenilen mesajın en önde olması: Tasarımınızın anlatmak istediği şey her neyse göze ilk çarpan da o olmalı ve akıllara o mesajla kazınmalıdır. Bunu sağlamak için bazen renk, bazen font, bazen boşluk bazen de hepsi kullanılabilir. Vermek istenen mesaj tasarımın tarzını belirleyecektir.
  • Brief almayı bilmek ve brief’in de üzerine koyarak çalışmak: Sizden istenilen tasarım ve verilmek istenen mesajı çok iyi anlayıp ona göre tasarıma başlamalısınız. Tasarımın başladığı nokta, istenilen şeyin ne olduğunu çok iyi kavramaktır. Tasarımcı bu noktada müşterisinin istediğini eksiksiz vermelidir. Ama fazlasını vermek ve bunun için kendinizi zorlamak ufkunuzu genişletecek, her defasında daha iyi çalışmalar çıkarmanızı sağlayacaktır.
  • Boş alanı iyi kullanmayı bilmek: Her boşluğu doldurmak iyi bir tasarım yapmış olduğunuz anlamına gelmeyecektir. Bu yüzden tasarım alanındaki her boşluğu doldurmak gibi bir zorunluluk hissetmemelisiniz.  Çünkü tüm boşlukları doldurmaya çalışmak amatör bir sonuç almanıza neden olacaktır. Tasarımınızda boşluklar ne kadar fazla olursa ilgi de paralel olarak metne kayacaktır. İşte bu noktada da aldığınız brief’e göre hareket etmeniz gerekmektedir.
  • Bonus: İşinize aşık olmayın! Tasarımınızı bitirdiniz, insanlardan yorumlar aldınız ve bu yorumlar hep olumsuz yönde oldu diyelim. İşte bu noktada gerçekten objektif olmanız gerekmektedir. Tasarımınızda köklü değişiklikler yapmanız veya sil baştan başlamanız sizi kötü bir grafiker yapmayacaktır. Elbette tasarımınıza güveneceksiniz ancak gelen yorumları dikkate almayıp sadece kendi bildiğinizi okumanız, başarısız işler yapmanıza neden olacaktır.

Yaratıcılığın da gelişebileceğini unutmayıp, yukarıda yazanları eksik etmeden çalışan, özgünlüğü her zaman ilke edinen grafikerler eninde sonunda emeklerinin karşılığını alacaklardır.