2000 yılında ‘Yellow’ müzik piyasalarına adeta bir bomba etkisi yaparak düşer. Brip-Pop çevreleri şöyle bir sallanır bu etkiyle. ‘Shiver’, ‘Trouble’, ‘Don’t Panic’ akustik ve elektrik gitar yapılarıyla her açıdan alternatif rock çalışmaları içinde bir yıldız gibi parlar. Bütün bu etkili parçaları da bulunduran ‘Parachutes’ albümü Britanya adasından başlayarak dünya çapında gelecek başarıyı tetiklemeye yetip de artar. 2001 yılındaki Sydney konserinde Chris Martin’in seyirciye seslenirken ‘Bizi İngiltere’nin Bon Jovi’si gibi hissettirdiniz’ demesi adeta gelecek senelerde varılacak noktayı işaret ediyordur.

2002, ‘A Rush of Blood to the Head’ yayınlanır. ‘In My Place’, ‘Clocks’, ‘The Scientist’ parçaları aynı etkiyi devam ettirmekle kalmayıp daha da parlamasını sağlar. 2005 yılında üçüncü uzun çalarları ‘X&Y’ı çıkarırlar. Albümden ‘Fix You’ ve ‘The Hardest Part’ listelerdeki başarısı tatminkar parçalar olarak öne çıkar. Coldplay’in milyon barajlarını aşan satış rakamlarına ulaşması neredeyse sıradanlaşan bir durum halini almıştır.

‘Viva la Vida or Death and All His Friend’ 2008’de yayınlanır. Efsane Brian Eno ile birlikte çalışmaya başlarlar. Latin Amerika sularına daldıkları motifler hissedilir parçalarda. 2011’de çıkan ‘Mylo Xyloto’ albümüyle müziklerindeki karakteristik en büyük değişiklik elektronik pop-rock formlarına geçiş yapmaları olarak özetlenebilir ki Rihanna ile seslendirdikleri ‘Princess of China’ bu durumu yeterince ortaya koymaktadır. Albümdeki ‘Paradise’ parçası çeşitli remix ve cover çalışmalarıyla adeta taçlandırılır. 2014’e gelindiğinde ‘Ghosts Stories’ piyasadadır artık. Bu albümden de ‘A Sky Full of Stars’ ve ‘Magic’ teklisi yine ilgi çeken çalışmalar olarak listelerde yükselir.

Gündemimizi de teşkil eden 2015 çıkışlı ‘A Head Full of Dreams’ grubun müzikal anlayışının artık iyice elektronik pop-rock çizgilerine oturduğunun yeni bir göstergesi niteliğinde bir yapım. Son iki üç albümdür yükselttikleri bu etki artık ana karakter olarak oturmuş bulunmakta. Hatta rock müzik topraklarını terk etmişler ve geriye dönüp bir selamı bile esirgemişler gibi. Her şey bir yana ben her türlü dinlerim diyenler için de bazı şarkıları sıralayabiliriz. Albümde ‘Adventure of A Lifetime’ ki bu parçada arkada ‘The Edge’in gitarlarını duyar gibiyiz, ‘Everglow’, geri vokallerde Beyonce’nin yer aldığı adeta bir R&B parçası olan ‘Hymn For The Weekend’, son dönemin dikkat çeken gruplarından ‘Tove Lo’nun da eşlik ettiği ‘Fun’, romantik yapısıyla ‘Amazing Day’ ve albümün kapanışını yapan ‘Up & Up’ öne çıkabilir.

İlk üç albümden sonra elektronik öğelere yönelerek bir kısım dinleyicilerinin gözünde soru işaretleri oluşturdukları doğru olsa da bir kesimin gözünde de bu tip hadiseler, müzik tarzları içerisinde bu şekildeki evrilmeler gayet normal karşılanabiliyor. Coldplay de bunu yaşayan ve yaşatan ekiplerden biri. İlk albümlerdeki akustik ve daha fazla rock ağırlıklı tarzı arzu edenler bir hayli fazla olsa da şu anda grup bu anlayışla ilerlemekte ve liste başarıları ile küresel kapsamda çıktıkları turneler onları destekler vaziyette devam etmekte.

Netice olarak bizler de o günlerin mazide kaldığını bu yeni sunum ile birlikte bir kez daha sineye çekmiş bulunuyoruz.