Çınar Yayınları haziran ayını bilimkurgunun en önemli öyküleriyle karşılıyor. Klasik Bilim Kurgu Öyküleri, iyi bilimkurgunun iyi edebiyata dönüşme yolundaki ilk durağı olan 19. yüzyıldan öyküler bu kitapta bir arada. H.G. Wells, E.P. Mitchell, Edward Bellamy gibi bilimkurgu ustalarının bir araya geldiği Klasik Bilim Kurgu Öyküleri, karanlık ve fantastik eserleri okurlarla buluşturacak olan Kara Çınar dizisinin üçüncü kitabı.

Bu ayın çocuk kitaplarının konuları ise dikkat çekici. Giulia Cocchella’nın yazdığı “sevmek birbirini sıkı sıkı tutmak mıdır yoksa el ele yürümek midir?” sorusunu yanıtlayan Uçan Minimini Kadın, hikâyesi ve çizimleriyle cezbedici bir ilk okuma kitabı.

Çocuk edebiyatına Moti ve Pistaçyo adlı karakterleri hediye eden Özlem Dilber’in yeni romanının kahramanı Oscar yine her okurun tanışmak isteyeceği bir karakter. Özlem Dilber Mucizevi Oscar adlı kitabında hassas bir konu olan yaşamın sonlanmasını benzersiz bir üslupla anlatıyor. Ve bir de hayatın nasıl dolu dolu yaşanacağını. 

İsmim Oscar ve ben mucizeviyim. Bence bir mucizeye layık görüldüm. Büyülü bir saat gibiyim. Tik tak! Galiba annem beni doğurduğunda sütüne sihirli kediotu karıştı. Olsa olsa böyle olmuştur. Başka açıklaması yok! Yoksa nasıl bir insanın gözlerine bakıp şak diye az sonra ruhunun bulutlara gideceğini anlayabilirim?

Özlem Dilber Mucizevi Oscar’da hassas bir konu olan yaşamın sonlanmasını benzersiz bir üslupla anlatıyor. Ve bir de hayatın nasıl dolu dolu yaşanacağını.

Sevdiklerimizi sıkı sıkı kucaklamayı anlatan umut dolu, neşeli bir kitap.

“İnsan aklının kapasitesi dahilindeki hiçbir icat, doğanın inşa ettiği engelleri yıkamazdı.”

Klasik Bilimkurgu Öyküleri, iyi bilimkurgunun iyi edebiyata dönüşme yolundaki ilk durağı olan 19. yüzyıla uzanıyor. Öncü niteliğindeki bilimsel ve teknolojik icat öykülerinden medeniyete yabancılaşan modern kahraman anlatısına, ütopya ve distopya geleneğinin izlerinden bilimkurgu ve fantazyanın iç içe geçtiği kozmik dehşet türüne kadar genişleyen bir yelpazenin en değerli öyküleri buluşarak bu edebiyatın temel unsurlarını sergiliyor.

Fitz-James O’Brien’ın yazdığı ve Lovecraft’ın en sevdiği öykülerden biri olarak tarihe geçen “Elmas Mercek”, Edward Page Mitchell’ın kaleme aldığı ve edebiyat tarihinin ilk zaman makinesi öyküsü olarak kabul edilen “Geri Giden Saat”, yine Mitchell’a ait ve türünün önemli örneklerinden biri olan “Gövdesi Olmayan Adam”, Frank R. Stockton imzalı bir icat öyküsü olan “Negatif Yerçekimi Hikâyesi”, usta ütopya yazarı Edward Bellamy’den “Hikâyem Size”, H. G. Wells’ten yazıldığı dönemde olduğu kadar günümüzde de değerini koruyan “Yeni Hızlandırıcı” ve ustaların ustası Abraham Merritt’ten “Çukur Halkı” bu derlemede yan yana geliyor.

Uçan Minimini Kadın, aysız bir gecede rüzgârla havalanır ve karanlığın içinde kaybolur. Bulutların arasında dans ederek gezinir. Gökyüzünde öyle güzel şekiller çizer ki insanın içinden gülmek, ellerini çırpmak gelir. Yere indiğinde tanık olduğu muhteşem hikâyeleri anlatır.

Minik Adam ise endişelidir. Uçan Minimini Kadın’ı kaybetmekten korkar. Bu yüzden rüzgâr onu alıp götürmesin diye ayak bileğine bir ip bağlamaya karar verir. Peki ya rüzgâr şiddetini artırırsa?