Radiohead ve müzikal evrimi, uzun zamandır popüler müzik dünyasının en renkli ve çetrefil konuları arasında kendine yer bulmakla birlikte birçok müzisyen ve topluluk için de ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

90’lı yılların başlarında “Creep” etkisinde bir şarkıyla küresel boyutta dikkatleri üzerine çeken, bir kesim için de kısa sürede tutku haline gelen bir İngiliz topluluk çıkar karşımıza.

Esasen, “Creep”i barındıran “Pablo Honey” albümü ile Radiohead henüz pek de masaya vurmuş değildir yumruğunu. Ancak ne zaman ki 1995 Nisan’ında “The Bends” yayımlanır, işte o zaman işin ciddiyeti kendini göstermeye başlar.

Giderek güçlenen bir etkidir Radiohead’in müzik çevrelerinde oluşturduğu. Yüzyılın albümleri tarzı popüler müzik listelerinde adı geçen topluluk, “High And Dry”, “Fake Plastic Trees” ve özellikle de dönemin önemli video çalışmalarından birine sahip “Street Spirit (Fade Out)” ile zihinlere iyice kazınır. Ancak, topluluk OK. Computer albümüyle kendi büyük patlamasını gerçekleştirecektir. 1997’nin Temmuz’unda yayımlanan albüm, modern müzik tarihi için nasıl bir öneme sahip olduğunu kısa sürede gösterir. Söylenecek yeni sözlere, kurulacak yeni cümlere vesile olur.

Sanki kimsenin beklemediği anda yeni bir kurtarıcının ortaya çıkması gibidir. Bu İngiliz beşli, iyi müzik söz konusu olduğunda sürekli geçmişe atıfta bulunan bir büyük kitlenin ezberini bozmak için çıkagelmiştir âdeta.

Ardından, 90’lı yılların sonu, milenyum hikâyeleri ile yeni bir bin yıla girmenin enterasan hissiyatı içinde 3 Ekim 2000’de dördüncü Radiohead albümü “Kid A” yayımlanır.

İşte, buraya kadar gayet renkli giden süreç bundan sonra çetrefil yüzünü de gösterecektir.

Ne tarafından bakılırsa bakılsın, albüm bir bomba etkisi yaratır. Yeni bin yıl ile birlikte, OK. Computer ile hayata bağlanan büyük bir kesimin fabrika ayarlarının sarsıldığı bir dönemin başlangıcı olacaktır. Topluluğu, üst düzey övgülerle yere göğe sığdıramayanlar, yutkunarak neler hissettiklerini anlamaya, en önce de kendilerine açıklamaya çalışır. Oysa başka bir kesim için birçok bakımdan ve farklı bir okuma yapıldığında “OK. Computer”in devamı niteliğindedir “Kid A”.

Taşları yerinden oynatan ilk etken, Thom Yorke’un şarkı yazmak konusunda yaşadığı çıkmaz ve bu durumun onu daha soyut komposizyonlara sürüklemesi gibi görünmektedir. Elektronik unsurları müziğine davet eden grup, anlaşılır ki dışarıdan hayli sert algılanacak bir değişimi tercih eder. Fakat bunu yaparken sıradan, popülist uygulamaların dışında, kendi kurgu ve yöntemleri ve âdeta tepeden tırnağa kendi fırça darbeleri ile inşa eder bu yeni Radiohead evrenini. Atmosferik, karanlık, yoğun ve derinlik oluşturan, tavır taşıyan şarkılar sürmektedir. Alternatif-rock’dan hareketle daha çok deneysel ve elektronika gibi türlerle temasa açarlar müziklerini.

“Kid A” evreni, müthiş yoğunluğuyla “Everything In Its Right Place” ile açar kapılarını. “The National Anthem”in bas gitar yürüyüşüne takılıp kalmamak mümkün olmaz. O andan itibaren, tam bir hipnoz etkisiyle dinleyiciyi oradan buraya sürükleyen “How To Disappear Completely”, gitarlar üzerine kugulanmış tek şarkı “Optimistic”, bir öyküyü en baştan yazarlar âdeta. “Morning Bell” ve dinleyicinin ruhunu lime lime eden, son darbe niteliğindeki “Motion Picture Soundtrack” albüme nüfuz eden melankoli dozunu layığıyla yansıtırlar. Ancak, tartışmaya en açık ve büyük çoğunluğa ‘olmaz artık’ dedirten parça, “Idioteque” olur.

Genel olarak, kendi lisanı olan ve keşfedilmeyi bekleyen bir coğrafya gibidir “Kid A”. Girip de çıkamamak, gidip de dönememek misali ve uzak olduğu kadar yakındır aslında.  Aynı dilde konuşmaya başladığında ise binbir duyguyu bu 47 dakikalık yaşamın fon müziği misali parçalar bütününde bulmak kaçınılmaz olur. Belki de hem topluluk hem dinleyicisi için bir dönüm noktası.

Yapımcı Nigel Godrich ile Paris, Kopenhag, Güney-Batı İngiltere’de küçük ve tarihsel bir bölge olan Gloucester ve Oxford’daki stüdyolarda bir nevi kampa giren grup üyeleri, yaklaşık 18 ay süren hummalı bir süreç sonunda Nisan 2000’de tamamlar kayıtları.

Günümüzde dahi, bir kesim tarafından göz ardı edilirken başka bir bakış açısına göre grubun en iyi albümlerinden biri olarak görülen “Kid A”, 2001 Grammy Ödüllerinde “En İyi Alternatif Albüm” ödülüne layık görülse de dinleyiciyi ikiye bölmeyi sürdürür.

Bir Yorum Yazın