Milyonlarca kişi, en iyi senaryo olarak kabul edilen 1,5 derecelik ısınma kapsamında 2100 yılına kadar açlık ve göç arasında seçim yapmak zorunda kalacak.

Bir BM raporuna göre; En fakirler çok acı çekerken zengin topluluklar, gelişen iklim krizinden çıkış yollarını satın alabilecekler.

2100 yılına kadar 1,5C’lik gerçekçi olmayan “en iyi durum” senaryosunda bile, milyonlarca insanın açlık ve göç arasında seçim yapması gerekecek. BM’nin Aşırı yoksulluk ve Özel Haklar Özel Raportörü Philip Alston, insan hakları konusunda uyarı yaptı ve ısınan dünyada en kötü etkileri hafifletebilecek olanlar ile bundan kaçamayacak olanlar arasında “İklim Apartheid”ı dediği bir bölünme olacağını öngördü. Alston, hızla ısınan iklimden kaynaklanan ısınmanın insan hakları ve demokrasi için korkunç etkileri olacağını da söyledi.

Alston, “Bir zamanlar ısınma felaketi olarak görülen şimdi en iyi durum senaryosu gibi görünüyor. Yoksul insanlar küresel emisyonların yalnızca bir kısmından sorumlu olsalar da, iklim değişikliğinin sıkıntısını taşıyacaklar ve kendilerini korumak yapabilecekleri çok az şey olacak. Dünyanın geri kalanının acı çekmesine rağmen zenginlerin aşırı ısınma, açlık ve çatışmadan kaçması için satınalabilecekleri bir iklim apartheid senaryosunu riskli görüyoruz. İklim değişikliği, diğer şeylerin yanı sıra, fakirlere karşı vicdani bir saldırıdır.

Dünya nüfusunun en fakir yarısı – 3,5 milyar insan – karbon emisyonlarının sadece yüzde 10’undan sorumlu iken, en zengin yüzde 10 sera gazlarının yaklaşık yarısından sorumlu. Ve 2015’teki bir Oxfam raporuna göre en zengin yüzde 1,  %10luk kısmın en altındaki birinden 175 kat daha fazla karbon kullanıyor.

Alston ayrıca, BM insan hakları organlarının iklim krizini ele almak için attığı “yetersiz” adımları eleştirdi ve “artan” ilerlemenin “tehdidin aciliyeti ve büyüklüğüyle tamamen orantısız olduğunu” söyledi. “Kutuları işaretlemek insanlığı veya gezegeni felaketten kurtarmayacak.”

kaynak