Aynur Kulak

“Bu öykü insanları delirtsin diye değil, delirmekten kurtarsın diye yazıldı ve işe yaradı da.” diyor öykünün yazarı. Fakat yazar dışında herkes bu öykünün bir deli işi ve insanları delirtmek amaçlı yazıldığı yönünde neredeyse hemfikir. Hatta böyle bir öykünün yazılmaması yönünde fikir beyan edenler bile var! Hangisine inanmalı? En iyisi bir okuyucu olarak yapılması gereken tek bir şey var: Öyküyü okumak.

Anlatıcı Yazar

İthaki Yayınları tarafından yayımlanan bir Charlotte Perkins Gılman kitabı olan Sarı Duvar Kağıdı korku türündeki öykü kitapları arasında en iyi beşe girer dersem abartmış olmam sanırım.  Öykünün yazarı     Charlotte Perkins Gılman’ın özel hayatıyla, öykü arasındaki nerdeyse birebir benzerlikler diyelim ya da bir kadın yazar olarak yine bir kadın karakter zihnini çok iyi anlatabilmesinden diyelim ya da korku ve delilik atmosferini kısacık bir öyküde çok iyi verebilmesi diyelim; yani nasıl bir yorumda bulunursak bulunalım Sarı Duvar Kağıdı  son derece etkileyici bir öykü. 1860 doğumlu Gilman döneminin önde gelen feminist aktivisti ve sosyologlarından. Sıra dışı yaşamı, ütopik feminist ideolojisiyle bir çok öykü, deneme ve şiir kaleme alan yazar Sarı Duvar Kağıdı öyküsünde olduğu gibi kocasıyla ruhsal problemlerinden dolayı sorunlar yaşıyor ve boşandıktan hemen sonra bu öyküyü yazıyor.  

 Üstelik Gilman’a doktoru boşandıktan hemen sonra aynen yine öyküde olduğu gibi şunu  öğütlüyor:  Yazmaktan uzak durmasını.

Delirmenin Saf Öyküsü

İsmi olmayan kadın karakterimiz hikayesini anlatmaya şöyle başlıyor; “John’la ben gibi sıradan insanların yazlık olarak eski aile konağı kiraladığı çok nadir görülür.”

John kadın kahramanımızın kocası. Zaten bunalıma çok yatkın olan kadın, eşiyle birlikte biraz hava değişimi yaşamak adına bahsettikleri eve birkaç haftalığına taşınırlar. Ama bu değişim özellikle kadına hiç iyi gelmeyecektir. Çiftimizin bir çocukları vardır fakat kadın çocuğuyla nerdeyse hiç ilgilen(e)memektedir. Evde bulunan sarı duvar kağıdı ile kaplı odaya tüm gün boyunca kendini kapatmakta ve bu odada hiç konsantre olamamakla beraber yazma girişimlerinde bulunmaktadır. Çünkü sarı duvar kağıdı ve idea ettiği üzere o duvar kağıdının arkasındaki diğer kadının varlığı yapmak istediği şeylere engeldir. Bu durum genç kadını yavaş yavaş deliliğin eşiğine doğru sürükler.

Kadının bunalımlarının, halüsinasyonlarının, sanrılarının kocası tarafından ciddiye alınmaması, dinlenmemesi, tedavi ve onun iyiliği adı altında atılan her adımın kısıtlanma anlamına gelip, daha da bunaltıcı hale gelmesi temiz bir şekilde delirmenin yollarını açar maalesef. Güzel yazlık bir ev, sakin bir hayatın kadına iyi geleceği yanılgısı öykünün en hakim hissi olarak karşımıza çıkmakta. Çünkü adım adım gerçekleşen delilik esnasında işler asla yolunda gitmeyecek, sarı duvar kağıdı harekete geçecek, kadın karakterimiz kendisi için hazırladığı sonun kollarına hiç de sakin olmayacak şekilde bırakacaktır kendisini.

Ayrıntılar

Sarı Duvar Kağıdı kitabının içinde Charlotte Perkins Gılman’ın, Ben Cadıyken, Büyük Morsalkım ve Sallanan Sandalye isimli üç korku öyküsü daha bulunmakta. Bu öyküler de harika. Gılman için yaşamadığı veya hissetmediği hiçbir şeyi yazmıyor diyebiliriz. Bu yüzden doktoru ‘yazmamalısınız’ dese de yazmaya devam ediyor. İyi ki.

İthaki Karanlık Kitaplar Serisi’nin 23’cü kitabı olan Sarı Duvar Kağıdı serinin yayın yönetmeni Alican Saygı Ortanca tarafından okuyucuya sunulmakta. Kitap kapağı öyküye uygun şekilde Hamdi Akçay tarafından çok güzel yapılmış.

İncecik bir öykü kitabı olmasına rağmen okuyanın üzerinde şahane bir etki bırakan Sarı Duvar Kağıdı’nı korku türünü sevenlere özellikle tavsiye ederken, bu türle çok hoşlaşmayanları da kitabı almaya davet ediyorum. Korkunç fakat lezzetli bir kitap okuyacaklarına eminim çünkü.

Sarı Duvar Kağıdı

Yazar: Charlotte Perkins Gılman

Yayınevi: İthaki Yayınları

Türü: Öykü

Çeviri: Sevda Deniz Karali

Yayın Tarihi: 2019

Sayfa Sayısı: 66