Scientific Reports’a göre, bilim dünyasının küçük bir muamması yeni çözüldü. Bizi balıklardan, amfibianlardan ve solungaçlı omurgalılardan ayıran şey, suda hayatta kalamamamızdır. Solungaçları olan Altın Balığın suyun altında hiçbir güçlük çekmeden yaşadığını düşünüyorsunuz. Ya oksijensiz ortamda?

Ortaya çıktı ki, bu balıklar yanı yabani sazanlar gibi oksijensiz ortamlarda uzun süre ayakta kalabiliyor. Bu küçük gerçek bir süredir biliniyor olsa da, etkileri yeni keşfedil ve cevap oldukça hoş. Çünkü anlaşılan bu küçük arkadaşlar sarhoş oluyorlar.

Sciences et Avenir’e göre, süreç en iyi insanla karşılaştırılarak açıklanıyor. Kendimizi egzersizle aşırı yorarsak, vücudumuzda bulunan karbonhidrat oksijensiz bir şekilde metabolize olarak laktik asidin üretimine yol açar ve bu nedenle kaslarımız ağrır. Temel olarak bu bedenimizin bize oturmamızı söylemesi halidir. Fakat aynı süreç, altın balıkta aktive edildiğinde onlar laktik asit yerine etanol üretiyor ve tabii ki etanol alkoldür. Raporun yazarlarından biri olan Cathrine Fagernes şöyle açıklıyor:

“Oksijen olmadan hayatta kalabilmek için farklı enerji üretmek zorundalar. Dolayısıyla metabolik sürecin sonunda laktik asit üretmek yerine alkol üretiyorlar.” Bu durum 100 mililitre kanda 55 mililitre kan alkolü seviyesine kadar çıkıyor ve bu çoğu ülkede bir insanın araba kullanamayacak kadar sarhoş olması demek.

Makale, balıkların aynı zamanda görme gibi çeşitli vücut işlevlerini rahatlıkla devre dışı bırakarak bir tür pil tasarruf moduna geçirebileceklerini açıklayarak devam ediyor.

konbini.net