Almanya’da birçok şehir, köklü bir adım olarak nitelendirilen bir proje kapsamında araç kullanımını ve buna bağlı kirliliği azaltmak için toplu taşıma hizmetlerinin kullanımını artıracak.

Alman çevre bakanı Barbara Hendricks ve iki meslektaşı, AB çevre komisyon üyesi Karmenu Vella’ya yazdıkları mektupta, “Gereksiz gecikmeler olmaksızın hava kirliliğiyle etkin bir şekilde mücadele etmek Almanya için en öncelikli konudur,” dediler. Almanya’daki kirlilik mücadelesiyle ilgili diğer öneriler, otobüs ve taksilerin yarattığı emisyonlarla ilgili daha katı düzenlemeler, düşük emisyon bölgelerinin oluşturulması ve araba paylaşım sistemleri için destekler içeriyor.

Söz konusu hareket, Alman siyasetinin belirsiz olduğu bir dönemde kayda değer bir gelişme olarak görülüyor. İktidar çoğunluğundan yoksun olmasına rağmen Alman hükümeti, toplu taşıma gibi fikirlerle kirliliğiyle mücadelede birlik oluşturmuş görünüyor. Ulaşım politikasındaki değişim, Volkswagen skandalını takibi de kapsıyor.

Almanya, azot dioksit ve ince partikül kirliliğini sınırlayan Avrupa Birliği yükümlülüğünü yerine getirme çabalarının bir parçası olarak ücretsiz toplu taşıma hizmeti sunmayı planlıyor.

Ücretsiz toplu taşıma vatandaşlara cazip gelse de üstesinden gelmek için engeller var. Örneğin Bonn belediye başkanı Ashok Sridharan DPA’ya “Gerekli elektrikli otobüs sayısını sağlayabilecek bir üretici bilmiyorum,” diye açıklama yaptı. Alman Kentler Birliği Başkanı Helmut Dedy, “Ücretsiz taşımacılığın nasıl finanse edileceği konusunda net bir açıklama bekliyoruz” derken bazıları da Berlin’de trafiğin yoğun olduğu bir saatte yolculuk yapmanın, bakanların toplu taşımacılığın genişletilmesindeki zorluğun büyüklüğünü anlamasına yardımcı olacağını öne sürüyor. Die Welt gazetesi yazı işleri müdürü şunları yazdı: “Daha fazla araç, daha fazla personel ve belki daha fazla yol ve hat gerekir. Bunun için milyarlarca para nereden bulunacak? ”

kaynak

Bir Yorum Yazın