Tarih boyunca bir dizi yönetici ve girişimci, büyük bestecilerin müziğini kamusal alana taşıdı. Ancak, sanat yaşamı döngüsünde sahip oldukları hayati role rağmen, adları genellikle büyük maestro ve virtüözlerin çok gerisinden gelir. Aşağıdaki listede, müziğin bugünkü manzarasını şekillendiren en önemli kişilerden bazıları var.

Johann Peter Salomon (1745–1815)

En çok Haydn’ı Londra’ya getiren adam olarak bilinen Johann Peter Salomon, kendisi de başarılı bir besteci ve kemancıydı ve Haydn’ın çalışmalarının ilk performanslarının çoğunu yöneten kişiydi. Handel’in reddetmesinin ardından, Haydn’e the Creation’ın orijinal İngilizce aslını sağlayan da Salomon idi. Haydn, Londra’ya yaptığı ziyaretler sebebiyle, yazdığı 93 – 104 numaraları senfonileri Londra Senfonileri olarak bilinseler de, onların varoluşunu mümkün kılmak için destek olan kişiye atıfla Salomon Senfonileri olarak da tanınırlar.

Richard D’Oyly Carte (1844 – 1901)

Richard D’Oyly Carte, Gilbert ve Sullivan’la yaptığı ünlü işbirliğine başlamadan önce de yetenekli bir menajerdi. Fransız besteci Charles Gounod, Clara Schumann ve Oscar Wilde kitaplarıyla çeşitli noktalarda bağlantısı vardı. 1875 yılında Sullivan’a’ Trial By Jury’ için müzik yazması işini verdi ve büyük başarısının ardından da 1879’da D’Oyly Carte Opera Company’yi kurdu. Bir girişimci olan D’Oyly Carte, Londra West End’ deki ilk Savoy Hotel’i açmak için The Mikado’nun kazancını kullandı.

Antonio Vivaldi (1678 – 1741)

Böyle ünlü bir bestecinin adını emprezaryo listesinde görmek sizi şaşırtabilir, ancak Antonio Vivaldi, 18. Yüzyıl başında Teatro San Angelo’da birkaç mevsim geçirdikte sonra Venedik’e dönen nüfuzlu bir kişi ve bir yatırımcıydı. Vivaldi’nin 25 yıllık kariyer yaşamında bestecilik ve emprezaryoluğa eşit oranda emek verdiği söylenebilir. 1737’de patronu Marchese Bentivoglio’ya gönderdiği bir mektupta “94 operasından” bahsediyor. Bildiğimiz kadarıyla, Vivaldi sadece yaklaşık 50 opera yazdı, diğerleri muhtemelen yönettiği ve ürettiği ve kişisel olarak yaptığı yatırımlardı.

Sergei Diaghilev (1872 – 1929)

St. Petersburg’daki konservatuvarında okuyan Diaghilev’e öğretmeni Nikolai Rimsky-Korsakov müzik yeteneği olmadığını söyledi. Ancak o, Ballet Russes’ı kurduktan sonra sanatsal hassasiyetleriyle tiyatro, müzik ve görsel sanatları hiç kimsenin yapmadığı şekilde dönüştürdü. Diaghilev olmadan, Stravinsky’nin Firebird, Poulenc’in Les Biches ve Ravel’in Daphnis et Chloé gibi eserleri asla yazılmayacaktı ve Diaghilev, 20. yüzyılın iki büyük ismi arasındaki işbirliğinde de katalizör görevi üstendi: Picasso ve Stravinsky.

Cameron Macintosh (1946 -)

Cameron Mackintosh, “dünyanın en başarılı, etkileyici ve güçlü tiyatro yapımcısı” olarak kabul ediliyor. O, Phantom Of The Opera, Cats ve Miss Saigon da dahil olmak üzere, tüm zamanların en başarılı West End ve Broadway şovlarının arkasındaki adam. Mackintosh, 1980’lerin başında Fransız Devrimi’yle ilgili popüler bir konsept albümle tanıştı ve bir sahne şovu fikriyle yazarlar Alain Boublil ve Claude-Michel Schönberg’e gitti. Sonuç, tarihteki en başarılı müzikallerden biri Les Miserables oldu.

classicfm.com