12 Aralık 1915’te New Jersey, Hoboken’de bir apartmanda doğan Francis Albert Sinatra, soğuk suya sokulana kadar ölü doğduğu düşünülüyordu. Doğumu için kullanılan forseps, sol kulak memesi, yanak ve boynunda kalıcı hasara neden olmuştu. Kariyerinin başlangıcında, “Frankie”nin sahip olduğu düzgün ve sarsıcı sesinden dolayı sahne adını Frank Satin’e çevirmesi istendi. Bir aktör olarak da başarılıydı ve 1953’te “From Here to Eternity”deki performansıyla Akademi Ödülü kazandı.

 

  1. Kariyeri 50’lerin başında çok çalkantılıdır ve intihar etmeyi bile düşünmüştür. Times Meydanı’ndan geçerken, Eddie Fisher’in bir konserine girmeyi bekleyen kızlardan oluşan kalabalığı gördüğünde yıkılmış hisseder, dairesine geri dönüp, kafasını sobanın üzerine koyar ve gazı açar. Neyse ki, menajeri onu zamanında bulmuştur.
  2. Ol ‘Blue Eyes, 1966’dan 1968’e kadar aktris Mia Farrow’la evli kalır. Bu kısa evlilik, Rosemary’nin Bebeği filminin çekimleri sırasında oyuncu kadrosu ve film ekibinin önünde avukatını gönderip boşanma evraklarını Farrow’un önüne koyduğunda sona ermiştir.
  3. Frank’in tercih ettiği içecek dört buzlu, birazcık su katılmış, iki parmak yüksekliğinde Jack Daniels’dır.
    İçme sevgisi, ünlü sözlerinden de anlaşılır. Bir defasında “Bu bir beyefendinin içkisi” demiştir.
  4. Sinatra, Demokratların ateşli bir savunucusudur ancak Başkan John F. Kennedy’nin 1962’de Palms Springs’e yaptığı ziyareti sırasında Sinatra’nın evinin yerine Bing Crosby’nin evinde kalmayı tercih etmesi üzerine Cumhuriyetçi partiye yönelir.
  5. Tek oğlu Frank Jr. kaçırıldığında, kaçıranlar, ücretli telefonlardan aramasını ister. Bu olay onun, cebinde daima bir bozuk para rulosu taşımasına neden olmuştur. Hatta küçük bir ruloyla gömüldüğü söylenir.

Fotoğraf: William P. Gottlieb/Wikimedia Commons

Bir Yorum Yazın